Simav Depremi

Yapılar tasarlanırken deprem gibi dinamik yükler altında; küçük depremlerde binanın hiç hasar görmemesi, orta depremlerde sıva çatlaklarının meydana gelmesi bazı bölme duvarların ayrışması, büyük depremlerde ise orta şiddetteki depremlere ilave olarak yapının taşıyıcı sisteminin hasar görebileceği ön görülmektedir. Tasarımdaki ilk amaç can güvenliğinin sağlanmasıdır.
Orta şiddete ki bir depremde taşıyıcı sistemin ciddi hasar görmesi yüksek bir depremde o binanın yıkılabilme olasılığını güçlendirmektedir.
İnşa edilen binalar Deprem Yönetmeliğine uygun olarak projelendirilse dahi saha aplikasyonun projeye uygunluğu bağımsız bir yapı denetim firması tarafından mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Yapı denetimin firmaları uygulama projelerinin TS 500 (Betonarme Yapıların Tasarım ve Yapım Kuralları) uygunluğu ve 1999 depreminden sonra yürürlüğe giren ABYYHY’E (Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliğe) uygunluğunu kontrol etmekle yükümlüdür.
Uygulama projelerinin yukarıda ifade edilen yönetmeliğine uygunluğunu kontrol ettikten sonra sahadaki imalatın da kontrolü yapı denetim tarafından gerçekleştirilmekte ve 10 yıl süreyle yaptığı denetimin sorumluluğunu taşımaktadır. Betonarme inşaatlarda donatının projeye uygun olduğu denetlendikten sonra beton dökümüne izin verilmektedir. Ayrıca imalatta kullanılan malzemelerin TSE’e uygunluğu da gene yapı denetim firmaları tarafından kontrol edilmektedir. Bu yüzden bağımsız bir yapı denetim son derece önemlidir. Zira farklı unvanlar altında iş ortağı şeklinde çalışan firmalardan biri inşaat yaparken diğeri aynı inşaatın denetimini yapabilir bu durum denetimin verimliliğini sorgulamaktadır. Yapı denetim sadece binaların yönetmeliklere uygunluğundan sorumlu değil aynı zamanda kişilerin can güvenliğinden de sorumludur.
Simav’da yapılan incelenen yapılarda meydana gelen hasalar aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır.

  • Beton kalitesinin düşüklüğü; Beton, çimento hamuru (çimento + su) + agrega (iri (çakıl, kırmataş), ince(kum mıcır) ) ve katkı maddelerinin belli oranda karıştırılmasıyla elde edilmektedir. Simav’da birçok yapıda yoğun olarak iri agrega kullanıldığı çimento hamur oranının düşük olduğu tespit edilmiştir. Bunun sonucunda Pamukkale Üniversitesinin birçok yapıdan almış olduğu beton numunelerin basınç dayanım testine tabi tutulduğunda bu oranın olması gereken 18 kgf/cm2 yerine 6 kgf/cm2 ile 12 kgf/cm2 arasında olduğu hesap edilmiştir. Beton kalitesindeki bu düşük seviye nedeniyle birçok yapıda zemin kat kolonlarında deprem yükleri neticesinde kırılmadan çok toz haline geldiği görülmüştür. Beklenen ise kolonlarda çatlakların oluşmasıdır ki bu tip orta şiddetli depremde yüksek beton kalitesinde bu kusurlarında olmaması gerekmektedir.
  • Düz çelik kullanımı; Betonarme taşıyıcı sistemlerde beton içerisinde kullanılan çeliğin 99 depremi sonrasında düz olması yerine nervürlü (üzerinde tırnakların olması ve tutunma yüzeyinin artması) çelik kullanılması istenmiştir. Nervürlü demirler düz demirlere oranla tutunma yüzeyini artmasından dolayı deprem esnasında betondan sıyrılma yaşanmayacak olup yapının performansının arttıracaktır.
  • Betonda deniz kumu kullanılması; Betonda kullanılan deniz kumu hem betonun dayanımını düşürdüğü gibi içerisindeki çeliğin korozyona uğramasına sebebiyet verecektir. Bu durumda çeliğin çekme dayanımı düşecektir.
  • Moment Kolu; Yeni inşa edilen binada saplama kirişler nedeniyle moment kolu oluşumu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak depreme dayanıklı yapıların tasarlanması için malzeme kalitesinden yönetmelik şartnamelerine ve tasarım kritelerine kadar birçok hususa aynı derecede önem gösterilmesi gerekmektedir. Bu hususlardan bir tanesinin eksik olması veya gereken özenin gösterilmemesi büyük depremlerde can kaybına neden olabilecek sonuçları doğuracağı açıktır. Tüm kriterlerin kontrolü yapı denetiminden geçmektedir. Simav’da orta şiddette kısa süreli bir deprem birçok yapının kullanılamaz hale gelmesine, bir tanesinin ise yan yatmasına neden olmuştur. Yapı denetim sadece binaların yönetmeliklere uygunluğunu kontrol etmekle kalmaz aynı zaman can güvenliğini de temin etmektedir.

Simav şehir merkezinde yıkılan tek binadır. Giriş katı dükkân olarak düşünüldüğünden dolayı yumuşak kat oluşumu meydana gelmiştir. Buna ilave olarak beton kalitesizliği de binanın hasar almasında etkili olmuştur.

Simav merkez girişinde yer alan toplu konutlar dıştan incelendiğinde ağırlıklı olarak sadece sıva çatlakları görülüyor. Yapısal anlamda bazı yapılar hasar almamıştır.

Kolon ve kirişlerde kullanılan beton kalitesi oldukça düşük. Betonda iri agrega kullanılmıştır. Pas payları yetersiz.

Kolon ve kirişlerin birleştiği düğüm noktalarındaki bağlantılarda kusurlar bulunmaktadır. Pas payları yetersiz.

 

Kolon donatılarında süreksizlik ve bölme duvarın ayrılması. Ayrıca pas payları yetersiz bırakılmış.

Kolon donatıları eğilmiş, etriye sıklaştırılması yok, taşıyıcı sistemde derin çatlaklar ve ezilmeler meydana gelmiş ve taşıma kapasitesini yitirmiş. Duvar örülüp çatlaklar sıva ile kapatılıp bina kullanıma devam edileceği ifade edilmiştir.

 

Yeni inşaat. Hazır beton kullanıldığından dolayı beton kalitesi deprem yönetmenliğine uygun olabilir. Fakat bu seferde tasarımdan kaynaklı hatalar mevcut. Saplama kirişler oluşturulmuş ayırca moment kolu nedeniyle binanın depremde hasar alacağı düşünülmektedir.

Kolonlarda kullanılan beton kalitesi düşük el ile karıştırılan betonda kullanılan kum içerisinde yer alan iri agregaların sıklığı göze çarpıyor. Dane boyutları standardın üzerinde ayrıca eski yapı olduğundan nervürlü demir yerine düz demir kullanılmış bunun sakıncası demirin kolaylıkla betondan sıyrılmasına neden oluyor.

Etriye sıklaştırılması yapılmış fakat düşük beton kalitesi nedeniyle kolon çatlamamış adeta ezilerek tüm özelliğini yitirmiş.

 

Etriye sıklaştırılması yapılmış fakat yine düşük beton kalitesi nedeniyle kolon çatlamamış ezilerek tüm özelliğini yitirmiş. Bunun nedeni içerisinde kullanılan çimento oranının düşük su oranının yüksek olması ayrıca betonda kullanılan deniz kumu gibi nedenler sayılabilir. Bölgede Pamukkale Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada 1970 ve 1990 yılları arasında inşa edilmiş okul ve hastaneden oluşan 5 adet yapıda beton kalitesinin 6 kgf/cm2 ile 12 kgf/cm2 arasında olduğu ifade edilmiş olup bu değerin 18 kgf/cm2 olması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca bir çok yapıda soğuk derz olarak tanımlanan farklı zamanlarda dökülen betonun ilk beton prizini almaya başlaması nedeniyle diğerine yapışmaması gibi kusurlarda tespit edilmiştir.

 

Bölme duvar ayrışması ve sıva hasarı.

Genel olarak hasar alan bir çok yapıda bölme duvarların ayrıldığı ve sıvaların döküldüğü görülmüştür.

 

Kolon kesme hasarı.